İçinde bulunduğumuz dönem hem bireysel hem de toplumsal ruh sağlığı açısından çok zorlayıcı bir hale geldi. Sağlık kurumlarına ve özel terapi merkezlerine başvurular çoğalmakta, ancak üniversitelerin Psikoloji/PDR alanında Lisans ve Yüksek Lisans düzeyinde verilen eğitimler, mezunların alanda çalışmaya başladıktan sonraki ihtiyaçlarına tam olarak cevap verememektedir.
Yardım mesleklerinde çalışan uzmanların, donanımlarının, yaşam boyu süren “sürekli bir eğitim ve destek programlarıyla” arttırılması, hem kendi ruhsal sağlamlıklarını hem de hizmet kalitelerini arttırmaktadır. Bu alanda verdiğimiz eğitim ve destek hizmetleri, ruh sağlığı alanında çalışan Psikoloji ve PDR Yüksek Lisans ve Doktora öğrencileri ve mezunları için teorik bilgilerinin pekiştirilmesini ve teoriden pratiğe uygulamalarla klinik becerilerinin arttırılmasını hedeflemektedir.
Dünya üzerinde kullanılan farklı psikoterapi yaklaşımlarını ve evrensel etik ilkeleri kendi kültürümüze uyumlu, etkin ve bütüncül bir yaklaşımla aktarmak.
Psikoterapi eğitimlerini, katılımcıların ihtiyaçlarına uygun, iç dünyalarında yankı bulacak doğru terimlerle, deneyimsel çalışmalarla zenginleştirilmiş, ve teoriden pratiğe etkin ve ulaşılabilir bir şekilde vermek.
Bizler, humanist ilkeleri izleyen ve Uluslarası Transaksiyonel Analiz (CTA) ve Integratif Psikoterapi (CIIP) uzmanlık sertifikası olan psikoterapistler olarak, danışana saygılı bir terapi sürecini birlikte inşa ederken,danışanla kurduğumuz ilişkiye odaklanırız. Çalışma prensibimiz, danışanın iyileşmesini ve kişisel gelişimini merkeze alır. Tüm ilişkiler gibi psikoterapi de bozulmaz bir bütündür; benlikle ve başkalarıyla kurulan bir dizi ilişki deneyimidir. Bazen bir fikir, bir hatıra, bir duygu ya da bir inanç yeniden değerlendirilir, ve bu yeni bir farkındalık veya bağlantıyı ortaya çıkarır. Psikoterapi, bireyin, duygu, düşünce, davranış ve beden bütünlüğü ele alınarak gerçekleştirilmelidir. Bu anlamda farklı yönelimleri olan psikoterapi yaklaşımlarının her birinin psikoterapi sürecine katkısı farklı olur.
1950’lerde psikanalizle başlayan ve sonrasında gelen davranışçı ekolün katı yaklaşımlarının ardından, hümanist kuramın ortaya çıkması ile psikoterapi yaklaşımları çeşitlenmeye başlamıştır. Bunlardan bazıları: Psikodinamik Psikoterapi, Davranışçı Psikoterapi, Bilişsel Psikoterapi, Bilişsel Davranışçı Terapi, Varoluşçu Psikoterapi, Logoterapi, Şema Terapisi, Gestalt Terapi, Duygu Odaklı Terapi, Transaksiyonel Analiz Terapisi; İntegratif Psikoterapi ve diğerleri. Danışanla çalışırken, anılan ekollerin her birinin süreci kolaylaştıran, ve danışanın “iyi” olma hedefine katkıda bulunan yöntem ve analizler sunarken, birbirlerinden farklı olarak, eksik kaldığı alanlar da bulunur.
Aldığımız eğitim , formasyon ve deneyimlerimiz sonucu çalışma pratiğimizde danışanın iyiliğine olabildiğince hizmet edecek farklı yaklaşımları birarada kullanmanın faydasına inanırız. Bu integratif yöntem, hem duygusal, davranışsal, bilişsel, hem de fizyolojik teori ve psikoterapi yöntemlerinin senteziyle, danışanın kişiliğinin parçalanmış veya sabitlenmiş yönlerinin kendi içinde bütünleşmesi ya da özümsenmesi anlamına gelir.
Psikoterapi yaklaşımımız bireylerin erken gelişim dönemindeki ve süregiden güncel yaşamdaki zorlanmalarına, sorunlarına,travmalarına ve ilişkilere odaklanır ve İntegratif Psikoterapi, Transaksiyonel Analiz, Danışan Merkezli Terapi, Gestalt Terapi, Psikodinamik terapi, Özneler Arası Yaklaşım ve İngiliz Nesneler İlişki yaklaşımı ve Varoluşçu felsefe ve terapi kuramlarından etkilenmektedir.
Size en iyi çevrimiçi deneyimi sağlamak için bu web sitesi çerezleri kullanır. Delete cookies
Web sitelerimizdeki deneyiminizi geliştirmek için bazı çerezler kullanıyoruz. Bu çerezler, web sitemizle nasıl etkileşim kurduğunuz hakkında bilgi toplamak ve sizi hatırlamamıza izin vermek için kullanılır. Daha fazlasını öğrenmek için Çerez Politikamızı okuyun.